Kısa cevap: Hayır.
Uzun cevap da değişmiyor.
Mesaj atmayan birini aramak,
onun ilgisini yükseltmez.
Sadece senin sabrını düşürür.
“Belki yoğundur.”
Yoğun insan sevmez mi?
Sever.
Yoğun insan merak etmez mi?
Eder.
Yoğun insan yazamaz mı?
Yazar.
İlgisi olan insan bir yol bulur.
İlgisi azalan insan bahane bulur.
Şunu netleştirelim:
Birisi sana yazmıyorsa üç ihtimal vardır:
- İlgisi düştü.
- Önceliği değilsin.
- Alternatiflere yöneldi.
Hiçbiri aramak için sebep değil.
Aradığında ne olacak sanıyorsun?
Bir anda farkına mı varacak?
“Ben hata yaptım” mı diyecek?
Yokluğunu mu anlayacak?
Hayır.
En iyi ihtimalle kısa bir cevap alırsın.
Sonra yine aynı sessizlik döngüsü başlar.
Çünkü sorun iletişim değil.
Sorun istek.
Mesaj atmayanı aramak şu anlama gelir:
“Sen çaba koymazsan da ben koyarım.”
Bu eşitlik değildir.
Bu denge kaybıdır.
İlişki dediğin şey karşılıklı akmalı.
Takip sistemi gibi çalışmamalı.
Sessizlik bir cevaptır.
Belki kaba değildir.
Ama nettir.
“Şu an seninle ilgilenmek istemiyorum” demenin pasif halidir.
Ve sen arayarak o cevabı görmezden gelmiş olursun.
Birisi seni gerçekten istiyorsa,
mesaj atmak için taktik düşünmez.
Yazar.
Yazmıyorsa istemiyordur.
Bu romantik değil ama gerçek.
Aramamak güç gösterisi değil.
Sınırdır.
Ve sınır koymak,
ilgi dilenmekten daha çekicidir.
Net konuşayım:
Mesaj atmayanı aramak,
onun seni istemesini sağlamaz.
Sadece senin kendini zorlamanı sağlar.
Arama.
Gidiyorsa gitsin.
Kalacak olan zaten yazardı.
Denendi mi?
Arandı mı?
Onaylanmadı.
